Mecidiyeköy - İstanbul
+90-212-706-11-11

Hukuki Makaleler

denetimli serbestlik

Denetimli Serbestlik

Denetimli serbestlik ceza hukuku anlamında iki ayrı manaya sahiptir. Bunlardan ilki uyuşturucu suçlarında denetimli serbestlik olup ilk kez uyuşturucu kullanma veya temin suçu işleyen kişiler için uygulan bir tedbirdir. Bu yazının konusunu oluşturan ikinci manadaki denetimli serbestlik ise infaz hukuku anlamında mahkumların belirli şartlar altında cezaevlerinden erken salıverilmesi manasına gelmektedir. Modern ceza hukuku sistemlerinde infaz aşaması cezanın somut olarak en etkili şekilde başladığı süreçtir. Hukuki süreç sonlanmadan, cezanın hangi ilkeler doğrultusunda yürütülerek bireyin hangi koşullarda özgürlüğünden yoksun bırakılacağını ve hangi aşamada yeniden toplumsal hayata dahil edileceğini infaz hukuku düzenler. Kritik öneme sahip bu düzenlemelerle suç işleyen bireyler topluma yeniden kazandırılırken suç tekrarının önüne geçilmesi hedeflenir. Bu doğrultuda zamanının gereklilikleriyle infaz hukuku alanında önemli değişimler yaşanmış, bu değişimler bazı yenilikleri de beraberinde getirmiştir. Bu yeniliklerden biri de denetimli serbestlik sistemidir.

1. Denetimli Serbestlik Kavramı

Denetimli serbestlik sistemi, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Türk hukuk sistemine dahil edilerek 2005 yılından itibaren ülkemizde etkin bir şekilde uygulanmaktadır. Toplum nezdinde denetimli serbestlik sistemi cezaevinden erken çıkış, verilen cezanın kısaltılması ya da hiç ceza almama durumu gibi algılansa da uygulamada hükümlülerin cezalarının bir kısmını belirli şartlara bağlı şekilde devlet denetimine tabi tutularak toplum içinde cezalarını çekmeye devam etmelerini sağlayan alternatif bir infaz yöntemidir. Bu yönüyle suç işleyen kişiye özgürlük ile cezaevi süreci arasında hassas bir denge kurulmaktadır.

2. Hukuki Dayanak

Denetimli serbestlik sisteminde suçluya mahkeme tarafından verilen hapis cezasında cezanın türünü veya miktarını değiştirmeden, bu cezanın nasıl infaz edileceğine ilişkin esneklik sağlanır. Yani hiçbir hükümlü, denetimli serbestlik sisteminden yararlanırken cezasını çekmekten kurtulmaz, yalnızca cezasının belirli bir bölümünü ceza infaz kurumunda çektikten sonra, kalan süreyi belirlenen yükümlülüklere uyma koşuluyla denetlenerek özgürlük ortamında geçirir. Burada amaç, hükümlünün topluma uyum sağlamasını basite indirgemektedir. Sistemin temel ilkesi, cezanın bireyselleştirilmesidir. Bu bağlamda her hükümlünün kişisel özellikleri, sosyal çevresi, suç niteliği ile ilişkisi ve topluma karşı risk veya uyum potansiyeli değerlendirilerek hükümlün cezasının bitiminde bir anda topluma bırakılmak yerine kademeli ve kontrollü bir geçiş sürecine tabii tutulur.

3. Denetimli Serbestlik Sürecinde Yükümlülükler

Denetimli serbestlik sistemi, hükümlüye tek başına özgürlük sağlamaz; beraberinde denetim mekanizması da getirir. Bu denetim kapsamında hükümlüye 5275 sayılı Kanun’un 105. maddesinde belirlenen sınırlı sayıda yükümlülük getirilmiştir ve bunların dışında yükümlülük getirilememektedir. Yükümlülükler asla kişinin temel hak ve özgürlüklerini ihlal edecek şekilde ağırlaştırılamaz, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Anayasa’nın temel hak ve özgürlüklere ilişkin kanunlar denetimli serbestlik uygulamasında da gözetilmek zorundadır.

Yükümlülüklerin amacı, hükümlünün toplumsal uyum potansiyelini belli başlı sorumluluklarla yükseltmektir. Bu bağlamda bir konutta ikamet etme, belirli yerlere gitmeme veya belirli yerlerden uzak durma, denetimli serbestlik müdürlüğüne düzenli olarak bildirimde bulunma, alkol veya uyuşturucu madde kullanımından uzak durma, toplum yararına çalışma, eğitim veya meslek programlarına katılma, mağdurun veya müştekinin veya bunların yakınlarının yanına yaklaşmama, onlarla iletişim kurmama gibi koruyucu tedbirler de içerir yükümlülükler tanımlanabilir.

4. Denetimli Serbestliğin İhlali

Hükümlünün kendisine belirlenen yükümlülüklere uymaması devlet ile hükümlü arasında kurulan güven ilişkisinin zedeleneceğinden, ciddi sonuçlar doğuracaktır. Denetimli serbestlik sisteminde af veya cezadan vazgeçme yoktur, her ihlalin yaptırımı belirlenmiştir. İhlal durumlarında infaz hakimi;  ihlalin niteliğini, sıklığını, hükümlünün genel tutum ve davranışlarını değerlendirerek bir karar verir. Hafif nitelikli ve mazeret bulunabilecek ihlaller için uyarı veya yükümlülüklerin değiştirilmesi gibi hafif yaptırımlar uygulanabileceği gibi denetimli serbestlik süreci sona erdirilip hükümlünün cezasının kalan kısmını ceza infaz kurumunda geçirmesine de karar verilebilir.

5. Denetimli Serbestlik ve Şartla Salıverme

Denetimli serbestlik ve şartla salıverme kavramları, sıklıkla karıştırılmaktadır. Bunun sebebi iki kavramın da çoğu zaman aynı sonucu doğurması olsa da hukuki nitelikleri, infaz sürecindeki konumları bakımından birbirinden keskin bir biçimde ayrıdır.

Şartla salıverme, hükümlünün cezasının büyük bir kısmını infaz kurumunda iyi halli olarak geçirmesi halinde, kalan süresini denetim altında dışarıda geçirebilmesini sağlar. Yani şartla salıverilen kişi, kendisine belirlenen bu denetim süreci boyunca hükümlü statüsünü koruyarak cezasını çekmeye devam eder. Bir başka deyişle, şartla salıverme cezanın infazının tamamlanmasına yönelik koşullu bir serbestlik halidir. Şartla salıverilme süreleri, hükümlünün işlediği suç yönünden değişiklik göstermektedir. Genel kural hükümlünün hükmedilen cezasının üçte ikisini çekmesi gerektiğini söylese de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çevrilen cezalarda bu süre 30 yıl, müebbet hapis cezalarında 24 yıl olarak belirlenmiştir. Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar ve örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar gibi bazı özel suç kategorilerinde ise şartla salıverilme koşulları daha ağırlaştırılmıştır.

Denetimli serbestlik ise cezanın infazı esnasında, genellikle şartla salıvermeden önce devreye girerek infaz şeklini değiştirir. Hükümlü, cezasının belirli bir bölümünü cezaevinde geçirdikten sonra, şartla salıverilme tarihine kadar olan süreyi cezaevi dışında sıkı bir denetim ve yükümlülükler altında geçirir. Bu aşamada hükümlü, ceza infaz kurumundan çıkmış olsa dahi cezasını çekmeye devam eder ve infaz hukuku bakımından serbest bir kişi sayılmaz.

Bu bilgiler ışığında kavramlar arasındaki temel farkı şartla salıvermenin cezanın infazının tamamlanmasına yaklaşan hükümlü için öngörülen bir son aşama olarak; denetimli serbestliği de hükümlünün ceza infaz kurumu ile toplumsal hayat arasındaki geçişini kolaylaştırmaya yönelik düzenlenen infaz sürecine dahil bir aşama olarak nitelendirebiliriz. Yani denetimli serbestlikte cezanın miktarına veya varlığına dokunmaksızın infazın yöntemi değiştirilirken; şartla salıvermede cezanın infazının koşullu olarak cezaevi dışında devam eder. Dolayısıyla bu iki kavram aynı olmadığı gibi birinin diğerinin alternatifi ya da ikamesi de değildir. Her ikisi de infaz sürecinde ayrı şekillerde ve farklı aşamalarında görev alarak birbirini tamamlayan sistemlerdir.

6. Denetimli Serbestlik Müdürlüklerinin ile İnfaz Hakimliğinin Rolü ve İşlevi

Bu sistemin kontrolü Adalet Bakanlığı bünyesinde faaliyet alanı olan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü’ndedir. Bu kurum, hükümlülerin topluma kazandırılması sürecini aktif bir şekilde takip ederek, gözeterek ve yönlendirerek kritik bir rol oynamaktadır. Denetimli serbestlik müdürlükleri, hükümlülerle yükümlülüklere uyup uyulmadığının kontrolunu içeren özel görüşmeler düzenlemekte ve eğer gerekiyorsa psikososyal yardım programlarıyla süreci desteklemektedir. Ayrıca hükümlülerin mesleki eğitim ve istihdam edilmesine yönelik çalışmaları da yürüterek topluma kazandırma sürecine katkı sağlamaktadır. Müdürlükler, hükümlülerin durumunu düzenli olarak infaz hakimliğine raporlar. Eğer hükümlü yükümlülüklerine aykırı davranırsa veya yeni bir suç işlerse, bu durum infaz hakimliklerine bildirilir. Bu gözlem ve raporlama sistemi, sürecin şeffaflığı ve işleyişi açısından son derece önemlidir.

İnfaz hakimlikleri ise, 5275 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, infaz işlemlerinin kanuna uygunluğunun denetimini üstlenmektedir. Yani infaz hakimi, denetimli serbestlik yükümlülüklerinin değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin kararları verdiği gibi denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından hazırlanan raporlar ile hükümlünün durumu hakkında sunulan bilgileri inceleyerek gereken kararları da almaktadır. İnfaz hakimi tarafından alınan kararlara karşı hükümlü veya Cumhuriyet savcısı tarafından itiraz yolu açıktır. Bu itiraz hakkı hükümlünün hak arama özgürlüğünü güvence altına almaktadır.

7. Denetimli Serbestliğin Faydaları ve Adalet Sistemine Katkısı

Yalnızca hükümlü için değil, toplum açısından da çok yönlü faydalar sağlayan bu sistemin en önemli kazanımlarından biri, hiç şüphesiz suç tekrarı oranlarının azaltılmasına sunduğu katkıdır. Kapalı ceza infaz kurumlarında uzun süre kalarak cezasını infaz eden hükümlülerin, herhangi bir hazırlık süreci olmaksızın ani şekilde toplumsal yaşama bırakılmalarının; sosyal uyum sorunları, ekonomik yoksunluk ve yeniden suçla temas gibi pek çok olumsuz sonucu beraberinde getirdiği bilinmektedir. Buna karşılık denetimli serbestlik kapsamında uygulanan kademeli ve devlet gözetiminde yürütülen geçiş süreci, hükümlünün toplumsal hayata kontrollü biçimde dahil olmasını mümkün kılmaktadır. Bu süreçte hükümlünün çalışma hayatı ile bağının korunarak mesleki faaliyetlerine devam edebilmesiyle aile ilişkilerinin kopmasının önüne geçilmekte ve sosyal destek mekanizmaları güçlendirilmektedir.

Toplumsal dışlanmanın devlet eliyle azaltılarak bireyin kendisini tekrardan toplumun bir parçası olarak konumlandırabilmesiyle suçtan uzaklaşma sürecini doğrudan desteklendiğinden yeniden suç işleme riski de otomatik olarak düşüş göstermektedir. Bunun yanı sıra hükümlünün çalışma hayatına devam edebilmesi, ekonomik olarak kendi geçimini sağlayabilmesine imkan tanıdığı gibi, mağdurun uğradığı zararın giderilmesi bakımından da tazminat ödeme yükümlülüğünün fiilen yerine getirilebilmesini mümkün kılmaktadır. Bir diğer açıdan da infaz kurumlarının kapasitesi, personel ihtiyacı ve yüksek işletme maliyetleri dikkate alındığında; denetimli serbestlik sisteminin ceza infaz kurumları üzerindeki yükü azaltarak kamu kaynaklarının tasarrufuna katkı sunduğu çok açıktır. Tüm bu yönleriyle denetimli serbestlik, yalnızca hükümlü lehine sonuçlar doğuran bir infaz yöntemi olarak değil; toplumun refah seviyesini arttırmayı de hedef edinen güçlü bir sistem olarak ele alınmaktadır.

Leave a Reply